Bu dönemki ilk yazıma öğretmenlik mesleğini anlatarak başlamak istedim. Bundan güzel bir konu da açıkçası düşünemedim. Öğretmenlerimiz; bizleri yetiştiren, geliştiren, insanlığı öğreten, doğruya yönlendiren.. Bazen insan, bazen insan üstü varlık… Öğretmenlerimiz; ilham kaynağımız, en değerli hazinelerimiz, baş tacımız, kutsalımız, güvendiğimiz, sevdiğimiz, yıllar sonra anlayabildiğimiz, değerlerimiz… Öğretmenlerimiz ; değeri tarif edilemeyen, ana gibi, baba gibi, ata gibi… Onların yürüdüğü yollar yeşeriyor, diktikleri filizler tutuyor, onların sayesinde gönüller hoş, ruhlar sağlıklı, dimağlar sağlam oluyor.
 |
Altın nasıl ayar ayar ayrılıyorsa her meslek erbabının da kendi arasında bir değer taşıyıcıları oluyor. Ne mi demek istiyorum; öğretmen var bilgi öğretir, öğretmen var yanlış öğretir, öğretmen vardır ilham verir… öğretmen var usandırarak öğretir, öğretmen vardır hayatı öğretir, öğretmen vardır gücendirerek öğretir, öğretmen vardır ideallik kazandırır, öğretmen var ruhu okşar, öğretmen var özgüveni alır gider, öğretmen var değer verip takdir ederek öğretir… |
Ama hepsi de öğretir, hepsi de öğretmendir. Onları da anlamak, onları da dinlemek lazım. Bence onlar da mezun olduktan sonra öğretmeye başladıklarında kader denilen şeyi daha iyi anlamaya başlıyorlar. Önce öğretmenlerini anlıyorlar mesela…
Zaman değişiyor, şartlar değişiyor, anlayışlar kuşaklar değişiyor insan yaşamında… bilgi çağındayız, bilgi toplumu… diye başlıyor son dönem hangi makaleye baksanız… bilgi çok çabuk kazanılıyor ama bazıları kolay unutulmuyor, öğreteni unutturmuyor. Öğretmenlik mesleği ile sahne kavramı çok ilişkilidir, son dönemde yapılan “Sahne Öğretmenlerin” etkinliği de çok isabetli bir tespit sonucu olmuştur. Öğretmenlerdir ilk hayran olduğumuz kişiler, ilk takip ettiğimiz, dinlemesini öğrendiğimiz. Onların duruşu, onların yaklaşımı, onların yorumu, onların hitabı… Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde geçen gün “Sahne Öğretmenlerin” Yarışması’nın galasına katıldım. Salon merdivenlere kadar doluydu. Etrafıma şöyle bir baktım; davetli öğretmenler arasında kendimi düşündüm birden öyle duygulandım ki gözlerim yaşardı. Yanımdaki öğretmenlerden biri “çok duygusalsın” dedi. Sahip oldukları değerin kendileri bilmem ne kadar farkındaydı, ben ise anlatılmayacak şeyler yaşamıştım o anlarda… Derken program başladı, hepsinin performansına hayran kaldım. Milli Eğitim Müdürü Nevzat İspirli’nin dediği gibi “dünyaya yeniden gelsem öğretmen olmak isterdim, sonra tekrar ölür, öğretmen olarak dünyaya gelmek ve ölmek sonra tekrar öğretmen olmak ve ölmek isterdim”… gerçekten ben de isterdim ama ne kadarını başarabilirdim bilemiyorum ama yine de yine de çok isterdim.
Bir usta öğreticimiz demişti ki; “öğretmenler göz önündeki bir öğrencidir”. Bir yöneticimiz de şu meşhur tanımı söylemişti; “öğretmenler öğrettikçe öğrenen ulvi birer cahillerdir”. “Bir harf öğretene 40 yıl köle olurum” diye değer veren bir dinin mensubuyuz. İlk emir “oku” diye başlıyor. Ben daha ne söyleyeyim, nasıl anlatayım onlar ne bir cümleye, ne bir yazıya ne de bir güne sığar… Onların ayakucunda uyumaya, eşiklerinde yaşamaya razıyım. Onlar anlatsın ben dinleyeyim, onlar öğretsin ben öğreneyim ömrüm yettiğince, ben mezun olmak istemeyen öğrencileri, ben gönüllü müdavimleri…
Batıda yaşadım, burada okudum, doğuda okusaydım, onların bir şeyler yapabilme çabalarını, idealistliğine şahit olsaydım onlara olan düşkünlüğüm daha uçlarda olurdu eminim. Bana göre de vekil maaşları öğretmen maaşlarını geçmemelidir, tayin edilemeyen öğretmen kalmamalı… Öğretmenin tek derdi öğretmek olmalıdır, geçim derdinden önce… Umarım Türkiye’miz tüm dertleri kendi bünyesinde çözecek, Kocaeli’de bunun öncü uygulayıcı şehirlerinden olacaktır. Bakıyorum da şöyle bir öğrencilere değer veren yerel yönetim şimdi de “Sahne Öğretmenlerin” programıyla 24 Kasım’da hoş bir seda bırakabilmiştir.
İlkokuldan, üniversitedeki öğretim üyelerine kadar, KO-MEK usta öğreticilerinden rehabilitasyon merkezlerindeki öğreticilere kadar eğiten öğreten tüm kurumlardaki eğitim camiasının öğretmenler günü kutlu olsun. Hepsi hizmetteki gönüllülükleri daim, ömürleri ise güzel geçsin.